Bu yazıda, halk arasında genellikle "fenomenler" olarak adlandırılan kişilerin vergisel durumu ele alınacaktır. Bu kişiler, Gelir Vergisi Kanunu ve ilgili mevzuatta "sosyal içerik üreticileri", "çeşitli hizmetlerden kazanç sağlayanlar" ve "elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden kazanç elde edenler" olarak tanımlanmıştır. Kanun ve ilgili tebliğde belirtilen bazı sınırlamalar çerçevesinde, bu kişilerin kazançları sadece stopaj yoluyla vergilendirilir. Ayrıca, bu gerçek kişi gelir vergisi mükellefleri bazı yükümlülüklerden muaf tutulmuştur.
İstisnadan Faydalanabilecek Kişiler
Sadece gerçek kişi gelir vergisi mükellefleri için tanınan bir haktır. Kişilerin tam mükellef gerçek kişi veya dar mükellef gerçek kişi olmalarının önemi yoktur. Kurumlar vergisi mükellefleri ise bu haktan faydalanamaz.
1-“İnternet ve benzeri elektronik ortamlar” tanımı 27.12.2023’te 7491 sayılı Kanunun 7. maddesi ile getirilmiş ve 7338 sayılı Kanun ile 2021 yılında sosyal medya platformlarındaki faaliyetlere tanınan imkân genişletilmiştir. Sadece Facebook, Instagram, YouTube ve Tiktok gibi sosyal medya platformlarındaki faaliyetler değil, aynı zamanda kişisel internet sitelerinde, kişisel bloglarda vb. ortamlarda yürütülen faaliyetler nedeniyle elde edilen kazançlar da istisna kapsamına dahil edilmiştir.
2-İstisnayı genişleten başka bir unsur da “bu ortamlar üzerinde verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerin” 27.12.2023’te 7491 sayılı Kanunun 7. maddesi ile kapsama dahil edilmesidir. Dolayısıyla bir sosyal medya platformunda, kişisel internet sitesinde veya bir uygulamada bu faaliyetlerde bulunanlar, mesela ders videosu yayınlayanlar, istisnadan faydalanabilecektir.
3-Son olarak “akıllı telefon ve tablet gibi akıllı cihazlar için mobil uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar” GVK Madde 20/B’nin ilk yürürlük tarihinden itibaren gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu platformlar üzerinden elde edilen; ücretli uygulama satış geliri, reklam geliri, uygulama içi satış geliri, sponsorluk geliri, ücretli abonelik geliri gibi gelirler istisna kapsamında dikkate alınacaktır. Elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları dışında elde edilen kazançlar ise istisna kapsamında değerlendirilemeyecektir.
4-Bu kazançlar tanımına giren reklam gelirleri, sponsorluk gelirleri, bağışlar, hediyeler, bahşişler, ücretli abonelik gelirleri gibi gelirler de istisna kapsamında değerlendirilmektedir.
İstisnadan Faydalanma Şartları
1-Mükellefin bu istisna kapsamında elde ettiği hasılat Gelir Vergi Kanunu 103. Maddesi’nde belirtilen tarifenin 4. gelir dilimi uyarınca bir takvim yılında 2024 yılı için 3.000.000 (üç milyon) TL’yi, 2025 yılı için 4.300.000 (dört milyon üç yüz bin) TL geçmemelidir.
2-Bu faaliyetlerden elde edilen kazançlar Türkiye’de faaliyette bulunan bir bankada açılan/mevcut hesaba yatırılmalıdır. Birden fazla bankada hesap açılabilir; bununla ilgili bir sınırlama yoktur. Bankanın türü ile ilgili bir sınırlama yoktur; mevduat, katılım veya kalkınma bankası olabilir.
3-Bankada açılacak hesap Türk lirası veya yabancı para cinsinden olabilir. Birden fazla hesap da açılabilir; kanunda bununla ilgili bir sınırlama yoktur.
4-Mükellefin ikametgahının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesinden bu maddeye özgü İstisna Belgesi alınmalıdır.
5-İstisna Belgesi banka hesabının açılışından önce veya sonra alınabilir. Ama her durumda ilgili bankaya ibraz edilerek istisna kapsamındaki faaliyetlerin hasılatının tahsilinde kullanılacaktır.
6-Mükellef istisna kapsamındaki faaliyetleri için kullanacağı banka hesabı ile ilgili bilgileri (banka adı, banka şubesi ve İBAN numarası) en geç 1 ay içinde bağlı olduğu vergi dairesine bildirmek zorundadır.
Bankaların Yükümlülükleri
1-Bankaların ilgili hesaba gelen hasılat bedelleri üzerinden şu anda mevcut orana göre % 15 oranında stopaj yapmak ve mükellef adına mevzuata uygun olarak vergi dairesine yatırmak zorundadır. Bankanın kazancın niteliğini, istisna şartlarına uyup uymadığını ve kazanç sınırını aşıp aşmadığını kontrol etmek yükümlülüğü yoktur.
2-Elde edilen kazanç yıllık kazanç sınırını geçse de bankalar bu hesaptaki kazançlar üzerinden %15 oranında gelir vergisi stopajı yapmaya devam edecektir.
3-Bankaların istisna kapsamındaki kazançlar için GVK kapsamında başka bir vergi stopajı yapması yükümlülüğü yoktur.
4-Hesaplara döviz cinsinden tahsilat kaydedildiği hallerde işlem tarihindeki döviz alış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı dikkate alınarak stopaj matrahı belirlenecektir.
Mükelleflerin Dikkat Etmesi Gereken Hususlar
1-Banka bu hesaba gelen bütün hasılata/para girişlerine %15 oranında vergi stopajı uygulayacağından, mükelleflerin bu banka hesabına istisna kapsamına girmeyen faaliyetlerden elde edilen kazançların kaydetmemesi tavsiye edilir.
2-İstisna kapsamındaki faaliyetlerin hasılatı üzerindeki vergi stopajı nihai vergi olacağı için bu vergilerin başka tür kazançlar üzerinden gelir vergisi beyannamesi ile vergilerden mahsup edilmesi mümkün değildir.
3-Mükelleflerin bu istisna kapsamına girmeyen başka faaliyetleri varsa mevzuata uygun olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi verip vermeyeceğini değerlendirmesi gerekmektedir. Ancak, her durumda istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen gelirler diğer gelirler nedeniyle verilen beyannameye dahil edilmeyecektir.
4-Mükellefin istisna kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle elde ettiği hasılat GVK Madde 103’teki tarifenin 4. Gelir dilimini (2024 yılı için 3.000.000 (üç milyon) TL, 2025 yılı için 4.300.000 (dört milyon üç yüz bin) TL’yi aştığı andan itibaren istisna kapsamından çıkılacak ve yıllık gelir vergisi beyannamesi yükümlülüğü doğacaktır.
5-İstisna kapsamındaki faaliyetler için elde edilen hasılatın brüt tutarı üzerinden vergi stopajı yapılacak olup mükelleflerin herhangi bir gider unsurunu brüt hasılattan indirip vergi stopajı yapması mümkün değildir. Hasılat elde ederken önemli oranda gidere katlanan mükelleflerin istisnadan faydalanma şartlarını çok dikkatli değerlendirmesi gerekir.
6-İstisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen kazanç doğrudan bankada belirtilen hesaba yatırılmayıp banka dışı, elden nakit veya ayni (cep telefonu, otomobil, bilgisayar vb. mal veya hizmet) olarak tahsil edilmişse, tahsil tarihindeki rayiç bedelinin hasılatın elde edildiği ay içerisinde, eğer içinde bulunulan ayın son 7 günü içinde elde edilmişse en geç takip eden ayın 2. İş günü bitimine kadar banka hesabına yatırılması durumunda istisna şartları korunmuş olacaktır. Hesabında nakit olmayan mükellefin ayni kazançları nakde çevirip banka hesabına yatırması sırasında al/sat sürecinde işlem zararı ile karşılaşması mümkün olduğundan, düzenlemenin bu boyutuyla ayni ödemeleri desteklemediği/cezalandırdığı söylenebilir. Rayiç bedelin belirlenmesi de mükellefle vergi idaresi arasında her zaman potansiyel bir ihtilaf konusu olmaya aday olacaktır.
7-Başkaca faaliyetleri nedeniyle mükellefiyeti bulunan ve defter tutan mükelleflerin, istisna kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, istisna kapsamındaki faaliyete ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir. Mevcut istisna uygulaması kapsamında icra edilen faaliyet ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan hasılatın toplam hasılat içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım sonucunda müşterek genel giderlerden istisna kapsamındaki faaliyete düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve matrahın tespitinde dikkate alınmayacaktır.
8-Bu istisnadan yararlananların, faaliyetlerine ilişkin olarak adlarına düzenlenen belgeler ile yapmış oldukları giderlere, satın aldıkları mal ve hizmetlere ilişkin belgeleri 213 sayılı Vergi Usul Kanununda öngörülen süre boyunca saklamaları zorunludur.
İlgili Yılda İstisna Şartlarının Kaybedilmesinin Sonuçları
Mükellefin cari yılda istisna şartlarını herhangi bir nedenle kaybetmesinin sonraki yıllara bir etkisi bulunmamaktadır. Her yılın 1 Ocak tarihinden itibaren mükellef dilerse istisnadan yeni yılda şartları sağladığı sürece faydalanabilecektir.
Ancak, cari yılda istisna şartlarını kaybeden mükellef yıl sonunda yıllık gelir vergisi beyannamesini vermek zorundadır. Bu durumda, stopaj yoluyla kesilen vergilerin, tarh edilen vergiden mahsup edilmesi ve ilgili diğer mevzuata göre giderlerin hasılattan indirilerek net gelir üzerinden vergi tarh edilip ödenmesi mümkündür.
Ayrıca, istisnadan faydalanmakta iken takvim yılı içerisinde mevcut istisna uygulamasından vazgeçmek isteyen mükellefler, bağlı bulundukları vergi dairesine bu durumu bildirdikleri tarih itibarıyla istisna kapsamından çıkabileceklerdir.
İstisnadan Faydalanan Mükelleflerin Diğer Avantajları
Bu istisnadan faydalanmak için başvuran İstisna Belgesi alan mükelleflerin kapsam dahilindeki faaliyetleri için, yıl içindeki kazancı/hasılatının tutarı ne olursa olsun (GVK Md. 103’te belirtilen tarifedeki 4. Gelir dilimi olan örneğin 2025 yılı için 4.300.000 (dört milyon üç yüz bin) TL’yi aşsın veya aşmasın) defter tasdik ettirme, defter tutma (defter-beyan sistemine kaydolma/elektronik defter tutma) ve belge düzenlemede muafiyet getirilmiştir.
Ayrıca, bu istisnadan faydalanan mükelleflere mal ve hizmet verenler, istisnadan faydalananın banka hesabında banka tarafından GVK Mükerrer 20/B’ye göre %15 oranında stopaj yapılacağı için, başka bir gelir vergisi stopajı yapmayacaktır. İstisnadan faydalanan mükellefler tahsilatlarını brüt tutar üzerinden yapabilecektir.
Ancak, unutulmamalıdır ki mükelleflerin ticari, zirai veya serbest meslek kazancı yönünden başka faaliyetleri varsa, defter tasdik ettirme, defter tutma ve belge düzenleme zorunlulukları ilgili mevzuata göre devam edecektir.
İstisna Kapsamında Vergilendirilen Kazançlara Konu Teslim ve Hizmetlerin KDV Açısından Durumu
Katma Değer Vergisi Kanununun 17/4-a maddesinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV’den istisna edilmiştir.
Bu istisna, 1/1/2022 tarihinden itibaren söz konusu madde kapsamında vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetlere uygulanacaktır.
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesi kapsamına girmeyen kazançlara konu teslim ve hizmetler istisna olmadığından genel hükümlere göre vergilendirilecektir.
Ayrıca, söz konusu işlemlerin Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/B maddesindeki şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar işlemleri yapanlardan aranacaktır.
Kaynaklar
1-193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu, Mükerrer 20/B maddesi
2-Katma Değer Vergisi Kanunu, 17/4-a maddesi
3-318 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği
Sorumluluğun sınırlandırılması:
Bu yazıdaki değerlendirmeler bilgi vermek amaçlı olmak üzere düzenlenmiş olup bağlayıcı değildir; sorumluluk kabul edilmez. Danışma görüşü için mükelleflerin vergi danışmanlarına veya büromuza müracaat etmeleri gerekir.